25 nisan 2013 fenerbahce benfica maci

fenerbahce'nin gogsumuzu kabarttigi mac. bir galatasarayli olarak helal olsun diyor, darisi finale diyorum cunku bana kalirsa fener zaten bu istekle orada da benfica'ya kok sokturecektir. haydi fenerbahce!

not: abartip kupayi falan almayin lan, sonra biz neyle ovunecez.

hic atamasi olmayan bolumlerin ogretmen adaylari

ya da en azından sizden sonraki nesillere bu ülkede öğretmenlik mesleğinin ne durumda olduğunu anlatın. öğretmenlik okuyacaklarsa eğer tekrar düşünsünler.

yalnizligin tek cumlelik ozeti

-telefon rehberim 1 ay önce servise götürdüğümde silinmiş.

mesela yani.

deniz borulcesi

bir bakla değildir.

universitedeki bolumlerin tek cumlelik ozeti

bilgisayar mühendisliği: ya 1'dir ya 0.
elektrik mühendisliği: şimdi siz trafoda mı çalışacaksınız?
inşaat mühendisliği: rusya'ya git.
endüstri mühendisliği: siz bitirince ne iş yapıyorsunuz?
kimya mühendisliği: rahatsınız ibneler. (mühendislik okuyanlar anladı)

otistik ateist

"otistik x" kalıbında x yerine ateist konmasıyla elde edilmiş ifadedir. x burada bağımsız değişkendir. kısacası otizm ile ateist olmak arasında bir bağlantı yoktur, kişi otistik olduğu için ateist değildir. x yerine müslüman veya hıristiyan da koyabilirsiniz mesela.

ama otistik kelimesini hakaret amacıyla kullanıyorsanız insanlığınızdan şüphe duyulması çok da şaşırılacak bir durum değildir tabi.

edit: http://haber.gazetevatan.com/hepsi-ateist/532124/1/gundem
habere göre otistikler inanç sahibi olamıyormuş. tamam x yerine başka bir şey koyun o zaman, anafikir yine değişmiyor.
kaldı ki "ateist" kendi hür iradesiyle inanmamayı seçmiş olan bir bireydir, otistik bir bireyin inanma veya inanmamayı seçme gibi bir durumu yok bu habere göre.

hocam

özellikle 20li yaşlarda daha çok ihtiyaç duyulmaya başlanan kelimedir. gidersiniz bir yere yemek yemeye, sipariş vereceksiniz mesela, bakarsınız yaklaşan eleman aşağı yukarı sizin yaşlarınızda, bir yaş bilemedin iki yaş büyük en fazla. şimdi adama "abi" desen olmaz, "birader" desen kaba kaçar. "ne desem, nasıl hitap etsem.." diye düşünürken aklınıza o sihirli kelime geliverir birden.
-hocam sen bize iki tane..
der ve işin içinden sıyrılırsınız.

eğer aynı durumda garson sizseniz ve müşteriye hitap edecekseniz "kardeşim" sözünü de kullanabilirsiniz tabi.

asap bozuklugu

sinir bozukluğunun eş anlamlısıdır.
evet eş anlamlıdır ama cümle içerisinde aynı etkiyi yaratmaz. örneğin bir çıkışma esnasında:
-sinirimi bozma lan şimdi (sertlik düzeyi 6.5)
-asabımı bozma lan şimdi (sertlik düzeyi 8)

belirgin bir biçimde ikincisi daha bir hardcore dur efendim.

veya sinir bozukluğu sadece o an için geçerli bir durumu ifade ederken, asap bozukluğu daha geniş bir zaman dilimi için kişinin dengesinin bozulduğunu ve huysuzlaştığını ifade edebilir.
*

aslen nerelisin

nerelisin sorusuna karşılık "ben istanbulluyam ağbey" yanıtını alınca refleks olarak yöneltilen sorudur. ey gidi "aslen" kelimesi sen nelere kadirsin, bak cümlenin şekli şemali nasıl değişti şimdi.
*

yaslanmayi kabullenemeyen insan

ölmeyi kabullenemeyen insandır. şimdi bilinmezlik tekerleri üzerinde ilerleyen korkuları bir bir onu avlamak üzere yola çıkmıştır.

avlanacaktır. bilir de kabullenemez.

aliskanlar mekanigi

akışkanlar mekaniğinin aksine sadece mühendislerin aşina olduğu bir kavram değildir. her gün hepimizi esir alan dişliler bütünü olan alışkanlıklar sisteminin nasıl işlediğini inceleyen bilim dalıdır.

pkk nin aslinda hakkini arayan guzel insanlardan olusmasi

yazarının kim olduğu bilinmiyor ama bu masalı bdp milletvekilleri çok güzel anlattıklarını zannediyorlar. ne hikmetse kimsenin inanası gelmiyor. pamuk prenses daha inandırıcı.

muhendislik okuyan bakimli uzun boylu guzel kiz

mevcut olmayan kız türü. ya bakımlı ve kısa oluyorlar ya da uzun boylu ve bakımsız. kardeşim şu uyumu tutturamadınız bir türlü.

sinan ceceli

murat boz'un özledim şarkısını dinliyordum. "aranjman buram buram ceceli kokuyor" diye düşündüm. araştırdım baktım, evet aranjör ceceli çıktı ama beklediğim ceceli değildi. şarkının aranjörü mustafa ceceli değil sinan ceceli'ymiş.. "allah allah" dedim, "kim bu adam?".

meğer mustafa ceceli'nin kardeşiymiş. abisinin arkasında klavye çalıyormuş hatta kendisi. aranjman da yapıyormuş. hayat bir kez daha "genetik" kavramının ne denli önemli olduğunu gösterdi bana böylece.

zaman her seyin ilacidir

sezen aksu'nun da dediği gibi:
"zaman ilaç değil, yanmaya alıştıran.."
<bkz: dön>

biz ayrildik

muhteşem bir özgün şarkısı. özellikle düzenlemesini kim yaptıysa tebrik ediyorum. bu adam neden hak ettiği değeri bulamıyor hala anlamış değilim. illa "rakı rakı rakı rakı büyük" mü demek zorunda ünlenebilmek için?

28 yas ile 34 yas arasindaki fark

bu örnek 29 yaş ile 32 yaş arasındaki fark olarak da verilebilirdi mesela. yani olay aslında 2x ile 3x farkıdır.

lullaby

dünya üzerinde icat edilmiş en güzel kelime. okunuşu bile çok güzel lan. bir diğeri için: <bkz: yakamoz>

marilyn monroe

bu kadının resimlerinin kapak fotoğrafı, telefonun arkaplanı vs. yapılması acilen yasaklanmalı. kızlar arasında korkunç bir moda yayılıyor yine. dikkatli olunmalı. bir de audrey hepburn var. aman yarabbi..

profesorun ogrencisiyle msn de konusurken smiley atmasi

":-)" ifadesini ilk ortaya atan kişinin de bir profesör olmasından dolayı yadırganmayacak durumdur.